Uzman görüşü raporu (bilimsel mütalaa), dava veya soruşturma sürecinde taraflardan birinin talebiyle hazırlanan bağımsız teknik değerlendirmedir. Bu sayfada, grafoloji ve belge sahteciliği alanında hazırladığımız uzman görüşü raporlarının mahkeme, savcılık ve Adli Tıp Kurumu süreçlerini nasıl etkilediğini gerçek ve anonimleştirilmiş 5 vaka üzerinden özetliyoruz.
Uzman Görüşü Davayı Nasıl Etkiler?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 293. maddesi ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 67/6. maddesi, tarafların uzmanından bilimsel mütalaa alarak dosyaya sunmasına imkân tanır. Bilirkişi raporu gibi uzman görüşü de takdiri delildir; hâkim her ikisini de diğer delillerle birlikte değerlendirir.
Uzman görüşünün en önemli etkisi, resmi bilirkişi raporuyla arasında çelişki oluşturmasıdır. Dosyada birbirine aykırı iki teknik rapor bulunduğunda, mahkemenin bu çelişkiyi gidermeden karar vermesi kural olarak eksik inceleme sayılır ve dosya çoğu zaman yeni bir bilirkişiye ya da Adli Tıp Kurumu’na gönderilir. Aşağıdaki vakalarda bu sürecin pratikte nasıl işlediği görülüyor.
Örnek Vakalar: Uzman Görüşünün Davaya Etkisi
1. Vaka: Belgeye Sonradan Eklenen Ödeme Kaydı
- Resmi rapor: Adli Tıp Kurumu raporunda, belgedeki 64.000 TL’nin elden ödendiğine dair yazıların diğer yazılarla mürekkep tonu ve fulaj izi bakımından farklılık gösterdiği ve aynı sırada yazılmadığı belirtildi.
- Uzman görüşümüz: Belgenin aslı üzerinde teknik cihazlarla inceleme yapılarak hazırlanan rapor dava dosyasına sunuldu.
- Davaya etkisi: Dosya Adli Tıp Kurumu’na yeniden gönderildi; kurum, raporumuzda belirtilen hususları da dikkate alarak ek rapor düzenledi.
2. Vaka: İstinafta Bozulan Karar
- Resmi rapor: Yerel mahkemenin aldırdığı 16.09.2019 tarihli bilirkişi raporunda, senetteki imzanın kişinin gerçek imzalarından yararlanılarak sahte olarak atıldığı bildirildi.
- Uzman görüşümüz: İstinaf aşamasında, mahkemede teknik cihazlarla yerinde yapılan incelemede imzanın borçlu tarafından atıldığı tespit edildi.
- Davaya etkisi: İstinaf mahkemesi, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiği gerekçesiyle 09.10.2020 tarihinde yerel mahkeme kararını kaldırdı ve dosyayı yeniden rapor alınmak üzere geri gönderdi.
3. Vaka: “Pencere Yöntemi” ile Sahte Senet
- Resmi rapor: Yerel mahkemenin aldırdığı bilirkişi heyeti raporunda, senetteki kefil imzasının davacıya ait olduğu bildirildi.
- Uzman görüşümüz: İcra mahkemesinde hâkim huzurunda yapılan incelemede, imzanın “pencere yöntemi sahteciliği” ile hile yoluyla attırıldığı ve senetteki diğer bilgilerin kâğıda sonradan yazılarak senedin sahte oluşturulduğu tespit edildi (09.03.2024).
- Davaya etkisi: Savcılığın gönderdiği belgeyi inceleyen Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı, 06.08.2024 tarihli raporunda senette yapıştırıcı/izole bant izleri bulunduğunu ve sahtelik ihtimalinin kabul edilmesi gerektiğini bildirdi. Savcılık, iddianame düzenleyerek şüphelilerin cezalandırılmasını talep etti.
4. Vaka: 2.250.000 TL’lik Senette Borçlu İmzası
- Resmi rapor: Yerel mahkemenin aldırdığı bilirkişi raporunda, senetteki borçlu imzasının davacının eli ürünü olduğu bildirildi.
- Uzman görüşümüz: İcra mahkemesinde hâkim huzurunda yapılan incelemede, imzaların grafolojik ve grafometrik özellikler bakımından farklı yapıda olduğu ve borçlu tarafından atılmadığı tespit edildi (28.11.2024).
- Davaya etkisi: Mahkeme, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesine karar verdi.
5. Vaka: Serbest Taklit İmza ve Sonradan Yazılan Bilgiler
- Resmi rapor: Adli Tıp Kurumu’nun 30.06.2020 tarihli raporunda, senetteki borçlu imzasının davacıya ait olduğu bildirildi.
- Uzman görüşümüz: Yerel mahkemede yapılan incelemede, imzaların borçlu tarafından atılmadığı, serbest taklit niteliğinde olduğu ve borçlu bilgilerinin farklı bir kalemle üzerinden geçilerek ikinci kez yazıldığı tespit edildi (20.07.2020).
- Davaya etkisi: Mahkeme, Adli Tıp Kurumu raporunun denetime elverişsiz olduğunu belirterek kurumdan ek rapor istedi.
Vakalardan Çıkan Sonuç
Beş vakanın ortak noktası, gerekçeli ve görsellerle desteklenmiş bir uzman görüşü raporunun resmi rapordaki eksiklikleri görünür hâle getirmesi ve mahkemeyi yeni bir inceleme yaptırmaya yöneltmesidir. Uzman görüşü dava açılmadan önce, yargılama sırasında veya bilirkişi raporu alındıktan sonra, yani sürecin her aşamasında alınabilir.
Uzman görüşünün ne olduğu hakkında genel bilgi için Uzman Görüşü, raporun içeriği ve mahkemeye sunulması için Uzman Görüşü Raporu sayfalarımıza göz atabilirsiniz.
Mahkeme ve Savcılık Kararlarından Örnekler





Vakaların Tam Raporu
Vakaların ayrıntılarını ve rapor görüntülerini aşağıdaki belgede inceleyebilirsiniz.

